Hüzün ve Hafiflik 

En sevdiğim yere bakarken ne hissettiğimi sordum kendime,

Hafiflik.

Rüzgar yaz akşamı kıvamında,
Karnım tok sırtımın pek olması şart değil,

Yazlık sinema havası 
Düğün dernek  müzik meydan,
Yeşil puanlı tabakta bir bardak çay
Allah baki
Allah dostları seferde
Sıhhat var afiyet berkemal
Eksik olan ne?
Bu neyin hüznü?

Gurbet.
İlle de gurbet
Ruh anavatana hasret
Sadece sokak lambası altında degil
Her yerde her durumda aramaya mecburuz
Aramaya mahkumuz hatta arama cezası bizimkisi,
Cezaevlerinde volta atmak gibi yaşamak

Biz hüznümüzden memnunuz
Hüzün olmasaydı başımızı eğip içimize kapanmazdik,
Ya eğilmeyen başlardan olsaydık?
Ya toprağı görmeden yaşasaydık?
Ya kibir boynumuzda bukağı olup kalsaydık?
Hüzün burun damlası gibi burnumuzu açıp dost kokusu aldırıyor, gözde sürme gibi göz alıcı ışıkları kırıyor, ağız tadı kulak açıcı hüzün, 
Şehitler neden kutsanır daha iyi anlıyor insan meydanda,
Kendinden azade oluyor vuslata eriyor hepsi,
Hüzün biz mahpuslar için işte, zindanı delip kurtulalım diye…
En sevdiğim yere bakıyorum dedim ya..

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s