Kömür Karası yetmez mi?

Sabah işe giderken baktım güneş yine doğmuş ağaçlara baktım işlerinde guclerinde insanlara baktım günlük telaselerine çoktan dalmış kendi gundemleri var

 

Öğleden sonra tıp Fak de bir konferansim vardı hemşirelik günü nedeniyle

 

konu başlığını 1 ay önce belirlemistik “Sıkıntı Nimettir”

 

Sonuçta bizim meslek insanların zor zamanlarinda acılı çaresiz hissettiği anlarda onlarla karşılaştığımız bir iş

 

Bu yüzden bu tür durumlarda onlara soyleyecek birkaç cümleleri olsun istemiştim dinleyenlerin

 

Ve bugün böyle bir güne denkgeldi konusma ve konu tevafuk oldu

 

Ofkeliydi insanlar

 

aslında öfke gidenlereydi çünkü bir kez daha bize her şeyin sonlu olduğunu gösterdiler

 

Bizim yok saydığımız görmezden geldiğimiz ölümü yeniden gözümüze soktular

 

Icsel hesaplasmalarimiz yeniden depresti

 

Öfke ve suçluluk basedilemez hale gelince yönelecek mecra arar ve öyle de oluyor

 

Sunu sırasında öfke bana da yöneldi

 

Hayat kazanmak değil kaybetmek üzerine kuruludur oysa

 

Erken ya da geç herseyin bir ömrü var

 

Giden zaten evine gider de asıl kalanadir kalanlar

 

öfkeyle ve suclulukla basetmek kalana düşer

 

Şimdi bunlarla cebellesiyor ne yapacağımızı bilemiyoruz

 

Yas tutacagiz öncelikle kriz anı geçer geçmez ve istesek de istemesek de kabullenecegiz

 

Yaşamanın başka yolu yok çünkü

 

Suçluluk duygusundan kurtulmanın en kolay yolu suçlamak ya da ofkeden çıkmanın en kolay yolu kırıp dokmektir

 

Canımız yandı canlar yandı

 

Yangın sonse de geriye kalan kırılmış dökülmüş onca yuva yüzlerce kalp bunlar tamir olur mu

 

Acil serviste hekimlik yaptığım zamanları biliyorum acının rengi yoktur ve o herkeste aynı yeri dağlar ve bütün ayrismalari yok eder

 

Bir Dokunuş bir dik duran omuza ihtiyaç vardır ve böyle zamanlarda acı çeken anlasilabilecegini inkar eder

 

Ilk tepki hep inkardir ve ofkedir buna rağmen bu öfkeyi cekecegimizi bile bile yine de gercekte durmaya calisirdik

 

Icsel suçluluk duygularimizin bizi nasıl zorladigini bununla basetme konusunda bir çok şeyi eleştirmeye bizi nasıl ittigini gorebiliyorum

 

Simdi

 

Kuşu ölmüş bir çocuğa taziyeye giden savaşta babaları ölmüş iki çocuğa bundan sonra babanız ben oluyum mu diyen Peygamberi davranışlara ihtiyacimiz var

 

Gidenler bizim için can verdiler onların kalanları da bize emanet

 

Yigitlik ölüme rağmen ve ölümle beraber yaşamaktır ve yasatmaktir

 

Merhameti her şeyi kuşatan yanlış yapmaz zulmetmez

 

Bizler nefislerimize zulmederiz

 

Madem öyle ellerimizi bir edelim yuzlerimiz birbirimize dönsün ki bir olup yara saralim

 

daha hangi acı gerekiyor kin karasini yıkamak için

 

Kömür karası  yetmez mi?

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s