AYRILIK

Şu ayrılıklardan öyle bizarım

Gözümü açıp görmektense

Korkumdan köstebek gibi

Kendime mezar kazarım

Aklım şuurum her neyse

İstemez bıktım usandım

Canı cehenneme hepsinin

Yapabilsem şuracıkta sızarım

 

Kazmalı kürekli bilmem kaç kişi

Göğsümde hepsi kara gözlü birer madenci

Tın tın sesleri kulağımda yorulmak bilmez

 Kazarlar da kazarlar her yeri

Tırmaladıkları sinem değil de sanki

Tozun toprağın acının kanın maderi

 

Başım omuzlarımla destekli

Enseden başlayıp tepeden aşağı

Dik durabilmesi için gerilmeli

Gözler görünüşte hevesli istekli

Açsa bir açılsa kapakları

O zaman görün siz

Her şeyi önüne katıp çağlayıp akan seli

 

Ayrılık bir mahşer terleten

Tuttuğu her yeri kanatan

Acımasız merhametsiz kerpeten

Yolundu kanadı yırtıldı elbisem

Merhemi de yok ki

Yüzüme gözüme sürsem

Kimden medet umuyum

İki ağlamaklı göz uzanmış bir el

Nereye baksam kimi görsem

 

Bizarım ayrılık senden

Elimde olsa ayırmak isterim

Seni can evinden

Yanlış anlama senin gibi değilim

Sana da acırım ben

Anlasaydın beni

Ne hissettiğimi

Belki yapmazdın diye

Söylediklerim

Öfkemden değil

Çaresizliğimden

 

Bir ney bulurum nasılsa

Umutsuz değilim

Niyazım onu bulunca

Gölgemi kendimden sıyırsa

Karanlığım aydınlansa

Başım kendiliğinden dik dursa

Üşüyen soğuyan donan

Tüm uzuvlarım kolayca ısınsa

                                                  Faik Özdengül

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s