SAKLAMBAÇ

 

 

Sıcak olmakla

Renkli olmayı

Bir tutarlar

Bir kullanırlar

Konuşup durular

Anlatırlar

Renklerle ne denli

İçli dışlıysanız

Sizi

O denli sıcak bulurlar

 

Renksizlik soğuk

Renksizlik karanlık

Renklerden ayrılık

Gri kasvetli bulanık

Bir uzaklık

Öyle sayarlar

 

Şöyle öğrettiler

Işık şart

Renkler için

Işık varsa

Güneş varsa

Aydınlık

Değilse karanlık

Oturup kalkıp

Bunu söylediler

 

O zaman renkli

Bir insan da

Işığı olan

Güneşi olan

Isınan biri olmalı

Ki sıcak olsun

İçindeki güneşle

Işıkla renklenip

Aydınlatsın

Hem ısınsın

Hem ısıtsın

 

Daha siyah

Daha gri

Giyinenler

Üstünü başını

Renklendirmeyenler

Üşüyenler

Diyebilir miyiz?

İçlerindeki

Güneşsiz

Buzlar ülkesinde

Yaşayanlar

Isınmayanlar

Karanlıkta kalanlar

O yüzden mi siyah?

Daha çok ışık alıp

Isınmak için mi

Öyle giyiniyorlar

 

 

Her çocuk

Buzlar ülkesinden

Gelir de

Güneş gibi bir anne mi

Isıtıp

Renklendirir onu?

Daha çok sarılırsa

Daha çok dokunup

Ovalarsa okşarsa mı

Buzları erir

Gözleri gülerse annenin

O zaman mı

Işık alır

Renkleri görür?

 

Ya da sıcak

Ülkelerden gelip

Burada mı

Deepfreeze konuyorlar

Donsun ki

Gürültü etmesin

Etrafı döküp

Dağıtmasın

Başkalarının yanında

Annesini

Utandırmasın

Uslu dursun

Arsız olmasın

Ağlayıp sızlayıp

Bir sürü şey isteyip

Büyükleri

Usandırmasın

Kendi kendine

Oyalansın

 

Soğuk ülkelerdeki insanlar

Güneş arsızıdır

Nerede bir ışık

Ne ara bir güneş görse

Soyunur dökünür

Güneşe öykünür

Hemen gider çünkü

Çabuk kaybolur

Renkler bir anda

Griye hapsolur

Sevilmeye muhtaç

Çocuklar gibi işte

Onlar da

Her gülen yüze

Her açılan kola hasret

Çabucak vurulup

Aşık olur

 

Güneşi kaybolan çocuklar

Ayı bekler

Daha az renkle

Siyahla griyle

İdare eder

Bulutlar çökünce

Sis kaplayınca

O da gider

Napsınlar

Kimi uzak ve sıcak

Ülkelere

Göç eder

Kimi başını eğer

Kimi yeri eşeler

Kimi de

Bitmez tükenmez

Bir umutla

Yazı bekler

 

Üşüyen çocuklar

Ne zaman dondular

Ne ara griye

Hapsoldular

Kim bilir

Ne pahasına

Renklerinden vazgeçip

Karşılığında

Karanlığı

Satın aldılar

 

 

Bakın şimdi

Beni dinleyin

İşin içinde

Başka bir oyun var

Çocuklar

İçimizde bir yerde

Saklanmış

Üstü korkuyla

Kaplanmış

Kocaman

Apaydınlık

Sıcacık bir

Güneş var

Gözümüzü kapatınca

Korkuyu dağlara taşlara

Atınca

Nehirlere bırakınca

Ellerimizi yukarı

Kaldırınca

Birkaç damla da

Yaş akıtınca

Saklandığı yerden

Çıkacak

Sobe diyecek

O zaman

İçimiz dışımız

Renkli kalemlerle

Boyanacak

Hava hiç

Kararmayacak

 

Yaa sevgili çocuklar

İşte bu yüzden

Saklambaç diye

Bir oyun var

 

Faik Özdengül

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s